HOTED Onursal Bşk.- Başdanışman HAKAN HALİT YENİ / 'Kurt Kışı Geçirir Ama Yediği Ayazı Asla Unutmaz.'

Dün 10 TL’ye aldığımız temel ihtiyaçlarımızı bugün 50 TL’ye alamıyoruz. Enflasyonun zam yağmurunun altında boğuluyoruz, nefes alamıyoruz. Eğer turizm sektörünün çalışanlarına yönelik birileri bir şey yapmazsa, yeni kabul edilebilir bir çalışma yapılıp, çare üretilmezse, başka hiç bir geliri olmayan yüz binlerce turizm emekçilerini, daha doğrusu turizmden ekmek yiyen herkesi çok kötü aylar, yıllar bekliyor. İlaveten turizm emekçilerini turizme küstürdük, küstürmeye de devam ediyoruz. Seneye bu virüs belasından kurtulabilirsek, turizmde her şey yoluna girdiğinde ki elbet bir gün girecek. Emekçilerine sahip çıkmayan saygı değer turizmcilerimizi ben o zaman göreceğim. ‘’Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı asla unutmaz’’mış. Yani, bu zor günlerinde sahip çıkmadığınız, sırtından kazandığınız, gelir elde ettiğiniz o emekçiler ne siyasetçileri, ne de işverenlerini unutur. Söylemedi demeyin zamanı gelince hatırlatırım. Öte yandan iktidarından muhalefetine kimsenin görmediği, görmek istemediği, adeta terk edilen, unutulan kanayan yaramız birde emeklilerimiz var ki, onlarında durumları resmen içler acısı... Öyle ki, hala milyonlara varan emekli var 2 bin TL’nin altında maaş alan. Bırakın bu emeklilerin bu paralara temel ihtiyaçlarını karşılamalarını, 2 bin beş yüz TL’yi bulan ev kiralarına yetmiyor aldıkları maaşlar. Aldıkları maaş asgari ücretin çok altında kaldığı gibi, hayat pahalılığının altında eriyorlar, yok oluyorlar.

Siz hiç bir Parti’nin, bir vekilin çıkıp ta asgari ücretin altında emekli maaşı mı olur, bu utanç tablosundan kurtulmamız lazım dediğini, ya da her hangi bir Parti’nin, bir vekilin en düşük emekli maaşı asgari ücretin altında olmamalıdır diye bir çalışma yapıp, caba gösterdiğini duydunuz mu? Üstelik açlık sınırı rakamları ortadayken...

Siz hiç bir Parti’nin turizm politikası üreteceğiz. Oturup adam gibi çalışıp, milyonlarca turizm emekçisini içinde bulunduğu belirsizlik, güven bunalımı ve gel gitlerden kurtarıp, en büyük gelir kapımız olan bu sektörü tercih edilir, güvenilir ve reelde sürdürülebilir bir sektör haline getireceğiz. Bu sektör devletin en büyük gelir kapısıdır.

İstihdam meselesini yani mevsimlik, askı, kısa, uzun süreli gibi emekçinin hakkını yemek için uydurulmuş saçma sapan kavramları bu sektörden çıkaracağız. Bu sorunları mutlaka çözeceğiz, bacasız sanayimiz olan bu sektörü her kesim için sürdürülebilir bir iş kolu, güvenilir bir sektör haline getireceğiz diye vaat ettiğini, çalışma yaptığını duydunuz mu?

Üzgünüm ama ne yazık ki bunlar bizim acı gerçeklerimiz, Türk turizminin acı gerçekleri. Bu ülkede ne oluyorsa, her zaman olan yine emekçilere, asgari ücret ve altında gelirleri olanlara oluyor. Hâlbuki bir ülkenin en ağır yükünü taşıyan, cefasını çeken onlardır. En ufak bir sallantıda yalnız kalan, kaderine terk edilen, sahip çıkılmayan her zaman yine onlardır.